SeCreT
İlk defa şifremi doğru girdim, normalde hatırlada olmasa giremiyorum çünkü. Vazgeçip kapatıyorum, ama bir daha unutmam sanırım. Bence benim bir şeyleri tamamen öğrenebilmem için farkında olmadan o şeyleri doğru yapabilmeye ihtiyacım var.
Uzun zamandır ehliyetimi aldığım günkü kadar sevindiğim bir gün olduğunu hatırlamıyorum, öyle ki ( nasıl bi sevindiysem artık) ben çıkarken içeri giren çocuk halime bakıp gülümseyerek hayırlı olsun dedi..Ehliyeti nasıl aldığımı anlatmam da gerekiyor bak şimdi bu durumda.
Hangi insan dümdüz geri geri gitmesi gereken yerde direksiyonu döndüre döndüre geri gider ki? ya da rampa kalkışında 3. viteste duran arabanın kalkabileceğine inanmak nasıl bir pollyannacılıktır. Sınav sonrası tüm hayalleri yıkık bir şekilde “hayatımda en çok başarılı olacağım şey ahanda budur” diyebileceği bir sınavdan, hayatının en düşük notu alma korkusuyla iki gün kendine gelemedikten sonra 100 ile geçtiğini öğrenmek hangi rüyada görülür ki =D
Bir süredir toparlayıp da doğru dürüst bir yazı yazamadım. Çok iyi malzeme olur bundan dediğim şeyleri bile bir kaç oyun,film,dizi vs uğruna unutuverdim. Zamanında çok iyi arkadaş olur bundan dediğim çok kişiyi unutmuşluğum da vardır..
Bak herkes evlendi bi sen kaldın diyen bi arkadaşım var, bence kendisi erkenden evlendiği için benim özgürlüğümü kıskanıyor. Halbüsü evlenmeyen daha bir çok ortak arkadaşımız da var yani. Acaba onlara da aynı cümleyi kuruyor mu?..
İspanyolca kursuna yazılcağım sanırım,bi arkadaşla karar verdik. Daha doğrusu ablam dil kursu için başvurdu ben de arkdaşımla konuşurken anlattım ilgisini çekti, biz niye yazılmıyoruz kızııım dedi. Neyimiz eksik diyerek bu kararı aldık sonra. Bakalım kurs daha açılıp açılmayacak mı belli değil, ilk kurs açıldıktan sonra başvuran sadece ikimiziz çünkü bence. Olmadı size ingilizce verelim dedi başvurulara bakan kadın, ilginç birine benziyor zaten genel anlamda..
Bir de artık bir şeyler başarmam gerektiğini hissediyorum. Şimdiye kadar yarım bırakmadığım çok az şey var.
Araya bi not: Vakıf serisi güzel gidiyor, hala şiddet ilen tavsiye ediyorum. Yaşasın psikotarih..
İnsanın iyi ki yapmışım dediği şeylerin olması cidden güzel bir şey bu arada. Bir de bunun iyi ki yapmamışım kısmı da “iyi ki yapmışım”la aynı etkiyi mi veriyor merak etmekteyim? Bence bu bi araştırılsın.. Lütfen.
Bir şeylere tepki göstereceksen adam gibi tepki göstereceksin bir de, tepki gösterdiğin zihniyetin en pahalı,en moda kıyafetlerini giyip sonra kahrolsun emperyalizm de, amerika da vs. demekle adam olunmuyor görüyoruz…
Karnım acıktı sanırım..
Insomnium – Across the Dark

Across the Dark
1. Equivalence
2. Down With the Sun
3. Where the Last Wave Broke
4. The Harrowing Years
5. Against the Stream
6. Lay of the Autumn
7. Into the Woods
8. Weighed Down With Sorrow
9. The New Begining
10. Into the Evernight
Insomnium – Across The Dark (2009)
Insomnium yeni albüm çıkarmış, hatta kim bilir ne zaman çıkmış o albüm, kimse bana haber neyim vermemiş. İniyor az kaldı, dinleyeyim naçizane fikirlerimi paylaşacağımdır… Beğenirsem( ki beğenmeme ihtimalini düşünemiyorum bile) kendi uploadımı da eklerim.. sii yu okuyucu..
Mon amour hélas , le temps passe
Bir şeylerin değişmesi gerekiyor. O bir şeylerin tam olarak ne olduğunu bulmak, sonra değiştirmeye çalışmak, değişikliğe alışmak..
Başlıksızlardan Biri
* Öss ye hazırlanmaya başladım(yine) dün itibariyle.
* Kullanmaya kullanmaya, arama sürmeyi unuttum gibi.
* Patrick Wolf’u ben de çok sevdim.
* Sevgili insanı haftaya 26 sına girecek, pek büyük bi yaş gibi görünmesine rağmen benden bi farkı yok, valla bak. Ramazanda doğum günü kutlamak ayrı bir dert.
* Ruhumda bi tembellik var bi tembellik var sorma.
* Isaac Asimov ‘un vakıf serisine başladım, matematik olayıyla bu kadar içli dışlı olmasına rağmen gerçekten çok güzel bi seri. Star Wars severler için okunabilecek türde, gerçi asimov elinde olmayan sebeplerden dolayı kitapları daha gerçekçi yazmak zorunda kalmış.( yazarların hayal güçlerinin kısıtlanma olayına karşıyım efenim )
* SW demişken, ben hala ilk iki filmi izlemedim.
* Hause’ un yeni bölümlerini heyecanla beklemekteyim. Gerçi Kutner intihar ettikten sonra pek bi soğudum diziden.
* Bu blog işi fazla sürmez gibi görünüyor, zaten şifre hatırla seçeneği işaretli olmasa açamayacağım şifremi unuttum.
* İyi aklıma geldi, şifremi değiştireyim..
..
Bu sabah tüm ev halkı annemin bağırışlarıyla uyandık, yataktan nasıl fırladığımı hatırlamıyorum. İlk önce aklıma ablam yine bayıldı herhalde diye düşündüm sonra ablamı odasından çıkıp annemin odasına doğru yöneldiğini görünce annem kabus mu görüyo ki acaba dedim. Meğer babam oturduğu yerde kendinden geçmiş, odaya bi girdik babam tavana doğru bakıyor, zorla nefes alıyor gibi görünüyor, annem panik halinde tabi. Kolonyaydı suydu babam biraz kendine geliyor bi kaç dk sonra. Sonradan anlıyoruz ki, uzun bir ara sonrasında yine mide kanaması geçirmiş.
Uzun zamandır ailecek bu kadar korktuğumuzu sanmıyorum..
mournin’ heart
Çok küçüktüm ya da diğer her şey çok büyüktü, bir rüyada olduğuma emindim fakat neden gerçekmiş gibi korktuğumu hala çözememiştim. Uykuya dalmadan öncesini hiç hatırlamıyordum, uyandığımı sandığım zamana dair tek hatırladığım şeyse hızla bir yerden düştüğümü gördüğüm, gerçekleşmemesi için uyandığım rüyanın sonrasıydı. Gerçekleşmemesi için büyük çaba gösterip uyandığım halde, gerçekleşseydi eğer bu kadar korkardım diyerek kalbimin normal atmasını beklerken yaptığım tek yanlış su içmek için masaya doğru uzanmaktı sanırım. Metrelerce aşağı düştüm, ta ki bir gün öncesinden üşengeçliğimden kaldırmadığım yastığın üzerinde duruncaya kadar. Sevinmeli miydim? Bu tembelliğimden ötürü verilmiş bir cezaysa, hayır . ya da evet, ne farkedecekti ki? Cezalandırılmadığımdan emindim. Başka bir şey olmalıydı, bir rüya için, hem de rüya olduğuna emin olduğum bir şey için bu kadar korkmak niyeydi? Sonrasında farkına vardım ki, bunu düşünmek de bir şey farkettirmeyecekti.
Küçücüktüm, hem bedenim, hem sesim hem de düşüncelerim..
* Canselmo bloguna shoutbox eklemiş, güzel olmuş sevdim.
* Bi kaç gecedir, ezan okunana kadar uyuyamıyorum. Ne zaman gözümü kapatsam kulağıma bir uğultu geliyor, sonra gözümü açana kadar her yer sallanıyor. Evet bence de psikolojik tedaviye ihtiyacım var.
* 2010 da öss ye girmeye kadar verdim. Yeni sınav sistemi hakkında bi bilgim yok gerçi. Bakalım bu sefer neresi tutacak( ya da tutmayacak)
* bu şarkıyı daha önce önermiş miydim? Ensiferum – Ferrum Aeternum
* Ben de spor salonuna başladım, ya-şa-sın pilates!!
* Johnny Cash amcanın şarkılarını seviyorum yahu..
* Yarın sevgili insanını göreceğim uzun bi aradan sonra. Mutluyum, evet..
* Bu blogtan da sıkılmaya başladım.
* And shes buying a stairway to heaven…
Dinle!
Şarkının ismi bi acayip gelse de, gayet de hoş bi şarkı bence. lai ne demek çözemedim de hei norveççe de merhaba demekmiş, ki bunu bizim zeynep veledine sorsak o da derdi tabi “merhaba demektir kesin” diye. Olsun, norveççe öğrenmeye çalışan biri gibi göründüm sanki o açıklamayı yapınca..
Grubun; Iron albümünü tavsiye ederim ve giderim.