Dışarıdakiler

Nisan 23, 2010 at 1:52 pm (öylesine)

Şu yan tarafta bahsettiğim dışavurumculuk olayından şaştığımı görüyorum son zamanlarda, ki zaten hoşuma gitmeyen bir davranış biçimine sürüklüyordu beni. Antinatüralist, içe kapanık-ımsı, bunalımsallığı silah olarak kullanan [ki işe yaradığı zamanlarda insanı mutlu edebilen bir durum bu. Özellikle yalnız kalmak istenildiğinde kullanılmasını tavsiye ederim, bir hatun hatta bir yengeç hatunu olarak. ] biri olmamanın yaşam sürecini daha da normalleştirdiğini farkettim. Ne yani sürekli bir şeylerden şikayet edip, “aman bu benim tarzım hiç değil, iç dünyamı bi’ bilsen ezik seni” durumları bir süre sonra kendini beğenmişliğe dönüşüyor ki, bu ezik büzük bir içe kapanık-ımsı olmaktan daha kötü bir durum. Hele ki düşüncelerini olduğu gibi ifade etmeyip, dallandıra budaklandıra alakasız konulara dalarak anlatma olayı bazen sinir bozucu durumlar yaratmıyor da değil..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SeCreT

Ekim 7, 2009 at 11:10 pm (öylesine, kitap, okul)

İlk defa şifremi doğru girdim, normalde hatırlada olmasa giremiyorum çünkü. Vazgeçip kapatıyorum, ama bir daha unutmam sanırım. Bence benim bir şeyleri tamamen öğrenebilmem için farkında olmadan o şeyleri doğru yapabilmeye ihtiyacım var.

Uzun zamandır ehliyetimi aldığım günkü kadar sevindiğim bir gün olduğunu hatırlamıyorum, öyle ki ( nasıl bi sevindiysem artık) ben çıkarken içeri giren çocuk halime bakıp gülümseyerek hayırlı olsun dedi..Ehliyeti nasıl aldığımı anlatmam da gerekiyor bak şimdi bu durumda.

Hangi insan dümdüz geri geri gitmesi gereken yerde direksiyonu döndüre döndüre geri gider ki? ya da rampa kalkışında 3. viteste duran arabanın kalkabileceğine inanmak nasıl bir pollyannacılıktır. Sınav sonrası tüm hayalleri yıkık bir şekilde “hayatımda en çok başarılı olacağım şey ahanda budur” diyebileceği bir sınavdan, hayatının en düşük notu alma korkusuyla iki gün kendine gelemedikten sonra 100 ile geçtiğini öğrenmek hangi rüyada görülür ki =D

Bir süredir toparlayıp da doğru dürüst bir yazı yazamadım. Çok iyi malzeme olur bundan dediğim şeyleri bile bir kaç oyun,film,dizi vs uğruna unutuverdim. Zamanında çok iyi arkadaş olur bundan dediğim çok kişiyi unutmuşluğum da vardır..

Bak herkes evlendi bi sen kaldın diyen bi arkadaşım var, bence kendisi erkenden evlendiği için benim özgürlüğümü kıskanıyor. Halbüsü evlenmeyen daha bir çok ortak arkadaşımız da var yani. Acaba onlara da aynı cümleyi kuruyor mu?..

İspanyolca kursuna yazılcağım sanırım,bi arkadaşla karar verdik. Daha doğrusu ablam dil kursu için başvurdu ben de arkdaşımla konuşurken anlattım ilgisini çekti, biz niye yazılmıyoruz kızııım dedi. Neyimiz eksik diyerek bu kararı aldık sonra. Bakalım kurs daha açılıp açılmayacak mı belli değil, ilk kurs açıldıktan sonra başvuran sadece ikimiziz çünkü bence. Olmadı size ingilizce verelim dedi başvurulara bakan kadın, ilginç birine benziyor zaten genel anlamda..

Bir de artık bir şeyler başarmam gerektiğini hissediyorum. Şimdiye kadar yarım bırakmadığım çok az şey var.

Araya bi not: Vakıf serisi güzel gidiyor, hala şiddet ilen tavsiye ediyorum. Yaşasın psikotarih..

İnsanın iyi ki yapmışım dediği şeylerin olması cidden güzel bir şey bu arada. Bir de bunun iyi ki yapmamışım kısmı da “iyi ki yapmışım”la aynı etkiyi mi veriyor merak etmekteyim? Bence bu bi araştırılsın.. Lütfen.

Bir şeylere tepki göstereceksen adam gibi tepki göstereceksin bir de, tepki gösterdiğin zihniyetin en pahalı,en moda kıyafetlerini giyip sonra kahrolsun emperyalizm de, amerika da vs. demekle adam olunmuyor görüyoruz…

Karnım acıktı sanırım..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Başlıksızlardan Biri

Eylül 1, 2009 at 11:43 am (öylesine, müzik)

* Öss ye hazırlanmaya başladım(yine) dün itibariyle.

* Kullanmaya kullanmaya, araba sürmeyi unuttum gibi.

* Patrick Wolf’u ben de çok sevdim.

Patrick Wolf – The Gypsy King

* Sevgili insanı haftaya 26 sına girecek, pek büyük bi yaş gibi görünmesine rağmen benden bi farkı yok, valla bak. Ramazanda doğum günü kutlamak ayrı bir dert.

* Ruhumda bi tembellik var bi tembellik var sorma.

* Isaac Asimov ‘un vakıf serisine başladım, matematik olayıyla bu kadar içli dışlı olmasına rağmen gerçekten çok güzel bi seri.  Star Wars severler için okunabilecek türde, gerçi asimov elinde olmayan sebeplerden dolayı kitapları daha gerçekçi yazmak zorunda kalmış.( yazarların hayal güçlerinin kısıtlanma olayına karşıyım efenim )

* SW demişken, ben hala ilk iki filmi izlemedim.

* Hause’ un yeni bölümlerini heyecanla beklemekteyim. Gerçi Kutner intihar ettikten sonra pek bi soğudum diziden.

* Bu blog işi fazla sürmez gibi görünüyor, zaten şifre hatırla seçeneği işaretli olmasa açamayacağım şifremi unuttum.

* İyi aklıma geldi, şifremi değiştireyim..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Dinle!

Temmuz 15, 2009 at 9:33 pm (öylesine, müzik)

Ensiferum – lai lai hei

Şarkının ismi bi acayip gelse de, gayet de hoş bi şarkı bence. lai ne demek çözemedim de hei norveççe de merhaba demekmiş, ki bunu bizim zeynep veledine sorsak o da derdi tabi “merhaba demektir kesin” diye. Olsun, norveççe öğrenmeye çalışan biri gibi göründüm sanki o açıklamayı yapınca..

Grubun; Iron albümünü tavsiye ederim ve giderim.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Maddeler Halinde vol.2

Temmuz 5, 2009 at 7:10 pm (öylesine, kitap, müzik, okul)

* Zeynep velediyle kart oynuyoruz bu gün ( öğretiyorum da diyebiliriz) kartlarını bana gösterme o zaman ben kazanırım diyorum verdiği cevap şu ; bakma o zaman.

* Wardruna ne güzel bi’ grupmuş, ayrıca Türk olduklarını yeni öğrendiğim Portecho da dinlemekten keyif aldığım gruplar arasında. Winampa Wardruna’nın albümünü ardına Portecho albümü, en sona da sertab erener here i am koydum. Çeşitlilik konusunda üzerime yok bence de..

* Staj sıkıcı geçiyor, gün boyu ya oturuyorum ya da bilgisayar başında online oynadığım oyunlara bakıyorum. Bilgisayar başında sıkılacağımı hiç düşünmezdim.

* Bu wordpress e bi şeyler olmuş deli ediyor yine beni!!

* Bu gün az kalsın kaza yapıyordum. Üstün zekalı, anladığım kadarıyla kadın düşmanı şoförlerden biri olan dengesiz, külüstür hondanın sahibi; ben sol şeritte seyir ederken sollamaması gereken kamyonu solladı. Önce bariyere giriyordum bana çarpmasın diye, ardından arkamda kimsenin olmaması şansını değerlendirip fren yaptım da bir şey olmadı. Benim gibi hatuna yapılır mı o, külüstür arabasını geçtim sonra (araba ötmeye başladı hız sınırını aştın diye) kaldı öyle maldırık!!

* Saçlarımı kestirdim iki hafta önce, uzun zamandır kısa saç kullanmamıştım, değişik ve hoş oldu ( kısa anlayışım omuzların biraz altı bu arada) Ebrucuğumun tavsiyesine uyup onun kuaförüne gittik, sağolsun tam istediğim gibi belirgin katlar attı.

* Sinemle her gün görüşebiliyoruz staj dolayısıyla, bi dahaki hafta son ama sanırım onun stajı. Bana hediye küpeler almış çok güzeller, taktığım zamanlarda gören insanların hepsi küpelerin ne güzelmiş dedi bu arada =D
(evet erkekler de dahil)

* Staj dosyamda mühür eksik, ben o öğrenci işleri odasında boş boş oturan gıcık adamı ne yapayım. Bir de okul kapanmadan hususi odasına çağırdı staj dosyanda eksik bir şey var mı bakayım diye. Haziranın 6 sına kadar tamamlanması gerekiyordu eğer stajım yanarsa bu yüzden, benden çekeceği var!

* Evde okunmamış ne güzel kitaplar var, ablam sağolsun. Ama ben bu konuda çok aç gözlüyüm, hepsini birden okumak istiyorum, beceremeyince de hiç birine başlayamıyorum. En iyisi mi sevgili insanının aldığı kitabı okuyayım.

Filibeli Ahmet Hilmi Efendi – Amak-ı Hayal

* Ümit insanından uzun zamandır ( 1 hafta oldu sanırım) haber alamıyorum, o da almanya ya gitti staj için. Konuştuğumuz zamanlarda her gün temizlik yapıyoruz diyip duruyodu, hatta geçen annemi özledim bile dedi =D merak ettim iyidir umarım..

* Yarın 8 buçukta belediyeye gitmek eziyet olacak. İşin en güzel tarafı, evde yapılacak olan badana, yeni mobilya yerleşimi ve onun getireceği temizlik işinden kurtulmak olsa gerek..Yeni mutfağı yapacak olan amca da ayın 30 una kadar bitirir inşallah da onun temizliğinden de kurtulurum =D

* Gülsüm büyüdükçe çok şirin bir bebek oluyor, Zeynep ‘in bebekliğinden bile daha şişman maşallah =D altta iki tane dişi de çıkmış, geçen parmağımı ısırdı. Yine aynı, istediğin kadar sıkıştır sesini çıkarmıyor, aksine etrafa sırıtıp sırıtıp duruyor. İlginç bi’ bebek..

* Gittim, görüşmek üzre..
Dip Not : Buz Devri 3 e beni götürmek isteyen varsa hayır demeyeceğimdir..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Fark-lı-lık !? ( Maddeler Halinde vol.1)

Haziran 28, 2009 at 8:26 pm (öylesine, dizi, müzik, okul)

* Big bang theory şu sıralar takip ettiğim, izlemekten zevk aldığım tek dizi. How i meet your mother ‘ın son sezonu daha yayınlanmadığı için izleyemiyorum maalesef. Dr. House gece yatmadan önce iyi geliyor.
* Araba kullanmak çok zevkli bir şey, hız düşkünü bir organizmayım. Bu gün bol virajlı bilmem kaç km.lik yol katetim. 3. vitesten aşağı inmeyi çoğu zaman reddedip, 4 ten de yukarı çıkmadım(çıkamadım da diyebiliriz tabi)
* Insomnium 4 , 4 lük bi grup. ( Bunu farklı bir durum değil gerçi)
* Çarşamba günü stajım başlıyor belediyede, ilk gün ne giysem acaba. Kot üzeri, six feet under tişörtü giysem mi ki?
* Benim gibi öğrenciyi kaybettin ya eskişehir, daha ne diyeyim.
* Makro ekonomiden kaldım bu arada. Daha da gitmem bütünlemeye neyim.
* Fransızcada en güzel söyleyebildiğim cümle; c’est un vieux livre ( bu eski bir kitaptır ) devamının gelmesini umuyoruz.
* Evlilik işinde büyük paralar dönüyor, davetlilerin %30 u küçük,%5 i büyük altın, geri kalanlar da para taktılar farzedelim, evlenenler köşeyi döndü gibi bir şey( düğünü de varsa evin bahçesinde, yaptılar mı tamam) Kriz zamanı ne düğünü dememek gerek işte..
* Düşünmediğim zamanlarda yok mu oluyorum yani? Bu descartes da bi’ acayip.
* Last Statement’in sonundaki don’t for get me diyişi çok hoşuma gidiyor solistin( grubun fanı sayılacak derecedeyim ama gruptakilerden birinin bile ismini bilmiyorum, finlilerin isimleri bi acayip zaten)
* Alt kat komşumuz evli ve benden 1 yaş büyük. Tanıdığım ve şu an 21 yaşında olan biri de şu sıralarda evleniyor. Ne bu genç yaşta evlilik merakı çakamadım?!
* Sheldon karakteri süper bi şey ya =D
* Al işte bak şu an “don’t for get me ” diyor. Dinleyin şu şarkıyı sonuna kadar yahu!!
* Sinem staj için, hastanede kan ve idrar örneklerini tahlil ediyor bir süredir. Bakalım ne zaman “yeter bee” diyecek. Heyecanla beklemekteyiz..
* Bloga ilk zamanlar nasıl hevesle yazıyordum şaşırıyorum, halbüsü pek de bi şey değil yani.
* see you (at the bitter end ) placebo mu geliyodu yine bizim buralara?

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Anti-biyotik

Haziran 16, 2009 at 11:11 pm (öylesine)

Ben çok pis hasta oldum ya, “havalar ısınıyo hasta olmam kilo veremem” diye üzülüyodum bi de, salak ben!! Burnuma tonlarca krem sürüyorum silmekten oluşan kuruluk geçsin diye ama yok, anında içiyor kremi. Kursta da sürekli klima açık, daha kötü oluyor böööyle derste burnuma krem sürüyorum.. Ayrıcana kilo neyim de vermedim!! Bir de sağ kulağım çok fena acıyor, bi doktora gitsem iyi olacak..

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Closing Words

Haziran 14, 2009 at 10:11 pm (öylesine, film, müzik)

Son zamanlarda, yine insomnium dinliyorum sürekli olarak.

Dün Vicky Cristina Barcelona ‘ yı izledik, çok hoşuma gitti. Penélope Cruz ‘ a bayıldım Maria Elena rolünde. O hep o tarz rollerde görünsün, ispanyolca konuşsun bence..

Devam edicem, uykum var şimdi.. Adiyos.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Hastalık Hastası

Haziran 13, 2009 at 12:47 pm (öylesine)

Sümüklerim akıyor, burnum yara oldu hep silmekten. Boğazım acıyor, yemek yiyemiyoruuum. Oy may gat ölüyorum…

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Çok Entresan Arkadaşlarım Var =)

Mayıs 25, 2009 at 3:56 pm (öylesine, okul)

Bekir, elindeki boş su şişesini tellerin arkasındaki arsaya fırlatan Furkan’a : Hayvan herif! dedikten sonra kendi elindeki şişeyi gözlerini Furkan’dan ayırmadan aynı yere fırlatır…

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Next page »