Liderlik Eğilimleri Anket Şeysi

Ağustos 30, 2008 at 6:44 pm (Uncategorized)

İnsanın ablası psikopat olunca, O bu gibi şeylere bakarken “aaa test mi bana da yap bana da” demeden geçemiyor. Benimkinin sonucu aşağıdaki gibidir, siz okuyucuların sonuçlarını da merak ettim kısaca yorum olarak yazınız, bu da linki buyrun

Genel olarak düzeni sevmez, dağınıktır, spontane yaşamayı tercih eder, organize ve planlı olmaktan kaçınır. Dışarıdan bakıldığında çılgın bir görüntü verebilir, düşünmeden davranma eğilimindedir, insanları eğlendirmede oldukça becerikli, keyif arayan, biraz sorumsuz, rahat davranmayı seven bir yapısı vardır. [ dağınığımdır ama düzeni severim, düzeni ben vermediğim sürece. İnsanları eğlendirmekten ne kast etmiş pek çözemedim, halbusi çok soğuk insanımdır genel anlamda]

Şefkatlidir, kalabalıktan hoşlanır, insanlarla olmak ister. Risk alma eğilimi yüksektir, maceracıdır, hazırlıksızdır, metinden okumaktansa irticalen konuşmayı sever. Dikkat çekmeye odaklıdır, duygusal olarak yüklü olduğu durumlarda hiperaktif görünebilir, bu durum özellikle iç dünyasında yaşadığı problemlerde ön plana çıkar. [ kalabalıktan hoşlanmam, aksine nefret ederim. Risk almak en büyük hobimdir : p , dikkat çekmek hoş tabi de, dikkat çektikten sonra kaçıp uzaklaşmak tercihimdir, insanlarla olmak bana göre değil efem. Evet hiperaktifleşirim o durumlarda, kafa göz dağıtırım.]

Kaybetmekten korkmaz, çok da önemsemez, rahatlığı ve eğlenceli hayat tarzı ile karşı cinsin ilgi odağı olabilir. Eğer maddi imkanları müsaitse lükse düşkün olabilir. [ korkmam, hatta kaybetmekten korktuğum tek şey kendimi kaybetmektir ve mecaz anlamın yanında sahici anlamda da diyorum : )]

Dikkati kolaylıkla dağılabilir, not tutuğu kağıtların karmaşık olduğu resimler, anlamsız çizgiler ve yazıların birbirine karıştığı görülebilir. Alışkın olmadığı ortamlarda bile oldukça rahat olabilir. İlgisi sürekli değişebilir, farklı şeylere meraklıdır. Dakik değildir, yeni şeyler denemeye istekli fakat kararlı değildir. Aykırı bir yaşam sürdüğü görülebilir, geleneksel davranamaz. Enerjiktir, ilişkilerde empatik olduğu görülebilir. [nefes alıyor olmam bile dikkatimin kaybolmasına yeterlidir sevmediğim bir şeyle uğraşıyorken, sevmediğim bi ortamdayken. Not kağıtlarımda çok sanatsal çalışmalar vardır ama yahu, enazından ben öyle görüyorum var bende bi’ cevher. Geleneksel davranmak hoşuma gider aslında, ayak uydurup fazla diyoloğa girmemek en iyisi]

İkili ilişkilerde sıcak bir yaklaşım içindedir. Genel olarak istekli ve coşkuludur. Enerjik, temiz yürekli, düş gücü yüksek bir görünüm sergiler. Kendisini ilgilendiren hemen her şeyi yapacak yetenektedir. İnanması önemlidir. Kendi kendini motive edebilme gücü vardır.[kendimi ilgilendiren her şeyi yapacak yetenekteyim evet: ) , kendimi motive edebilme gücüm ” aman be siz ne anlarsınız 5’e 10 kalaslar!!” tarzı içsel konuşmalarımdan ibarettir.]

Belirli bir zorluk süreci sonucunda çözüm üretebilir. Belirli zamanlarda babacan görüntü verir, sorunu olan herkese yardım etmeye hazırdır. [ asosyal bir insanın en nefret ettiği şey bu olsa gerek, konuşmadan insanları izlemek onlar hakkında genelde doğru yagılara varma yeteneği oluşturuyor. Bunu öğrenen karşı tarafın elinden kurtulmaksa çok zor!]

Önceden hazırlanmak yerine, sık sık doğaçlama yeteneğine yaslanır. İstediğini elde etmek için her zaman zorlayıcı gerekçeler bulabilirler. Bu anlamda agresif olduğu görülebilir. [ işte bizim gibi insanlardan süper tiyatrocu çıkar diye boşa demiyorum, doğaçlama yeteneğim çok kuvvetlidir ştonk diye kalırsınız valla, ısrarcı olmaktan kaçarım ama çok manyak gerekçelerle dediklerimi yaptırdığım zamanlar da yok değil: ) agresifim!!]

Dışa yansıyan yaşamında sezgisellik, iç dünyasında ise duygusallık öne çıkar. [he öyle]

Hadi bakim blog insanları, bakalım sizin hakkınızda ne diyecek..

Kalıcı Bağlantı 10 Yorum

Mortensen

Ağustos 29, 2008 at 9:43 am (öylesine, film)

Empire Mayıs ’08 sayısında “Yaratık” ya da ” Hayatındaki Azizleri Keşfetme Klavuzu” dvdlerini vermiş. Yaratık yok arşivde demek ki diğerini almışız. Viggo Mortensen’le röportaj var, dur sevgili okur bir kez daha okuyayım, canım çekti.
Şu Arnold Schwarzenegger amcanın ismini de soyismini de kendisini de sevmiyorum, ne rahatsız bi’ adamdır bu anlamadım ki. batman & robin ‘deki rolü sinir etmişti zaten, sadist midir, mazoşist midir nedir. Bi’ küçükken terminatör izlemişliğim vardır severekten ama o da kötü terminatör amcayı sevdiğimden kesin. Neyse ya ne dert edindiysem amerika düşünsün sayın valisini. Vali arnold, terminatör vali. Bizi valilerimiz de üçgen vücuda sahip olsun diye kampanya mı ne başlatsak.

–> Tal Bachman – She’s So High Above Me <–

Kalıcı Bağlantı 8 Yorum

Death Walked the Earth

Ağustos 28, 2008 at 6:30 pm (Uncategorized)

+doktor gelmedi daha, çocuklar beni sinir etti car car car susmuyolar yarappim ya!!

Bir gün önce kimlik kartını nerede kaybettiğini hatırlamayan sevgili arkadaşım sinem’in dişçideyken bana yolladığı msj bu. Kendisi sürekli dişçidedir. Hatta son 2 senedir doktora sırf bu yüzden gideriz. En son beraber gidişimizde(3 hafta oluyor sanırım) yine baya beklemiştik dişçi hatunun gelmesini. Aslında ben o an sadece muayenehaneye(ne biçim kelime bu ya) gelse de klimayı açsa diye bekliyordum.

Bunları neden yazdığımı unuttum, sanki hikaye anlatırmışcasına olmuş. Son cümleden sonra şu cümle başlangıcı iyi giderdi aslında;

“Aslında ben o an sadece muayenehaneye(ne biçim kelime bu ya) gelse de klimayı açsa diye bekliyordum. Birden kapı açıldı ve … “gerisini siz getirin, aklıma çok manyak şeyler geliyor çünkü. misal börülce adam..

Neyse efem başka bir şeyden bahsedeyim en iyisi, Sinem insanıyla takıla takıla unutkanlığım arttı, sanırım unutkanlık da bulaşıcı..

Yazının sonunda süper bi’ şarkı önereceğimdir, dikkatli okuyunuz. Yazıyı tamamiyle okumayınca rapid adilik yapıp şarkıyı indirtmiyor : )

Geçenlerde ablamın arkadaşı bizdeydi, hatta o gece kaldı da. Sağolsun çok iyi insandır, gideceğine yakın geldi yanıma baş başa konuştuk, normal insanların deyimiyle dertleştik falan, o sırada farkettim ki dışarıya yansıttığım kişiliğimle aslında olduğum kişi arasında büyük farklar var. Farkları yazmayacağım çünkü çıkacak sonuçları görüp düzeltmeye çalışmak benim gibi tembel biri için çok büyük facia, en iyisi mi tek tek yeni alışkanlıklar edinmeye başlamak. Mesela dişlerimi günde 3 değil de 2 kez fırçalamakla işe başlayabilirim, gerisi kendiliğinden gelir herhalde. İnsanlarla konuşmayı denemeliyim bir de, sesimi unutanlar bile vardır eminim. Yarın evden çıkayım bir, dağ bayır dolaşayım. Karınca ezen veletlere kızayım “ben sizin üstünüze bassam hoşunuza gider mi!!”

Gidip bi’ saçımı yıkayayım ya da tarayayım, artık hangisi daha az yorulmama sebep olacaksa. Hatun milleti saçıyla falan uğraştı mı kendine gelirmiş ya, bu akşam bu hipotezi bir sonuca ulaştırayım. Hatta hızımı alamayıp yarın, yıllardır düşündüğüm ama bir türlü eyleme geçiremediğim saç boyama işine mi girişsem. Aman yok memnunum orijinal halinden sanırım ya da o berbat boya kokusunu çekemem hassas insanım ben..

İlerleyen günlerde “Dişçiye Giden Bir Organizma Nasıl Manyak Edilir” adlı bir yazı yazmayı planlıyorum, bir de bi ara da böceklerle ilgili bi yazasım var. Kendilerini sevmediğimizi onlara şiddet kullanmadan nasıl anlatabiliriz tarzı. Karıncasına böceğine karşı bu ne sempatidir anlamadım. Neyse buyrun şarkı..

–> Insomnium – Death Walked the Earth <–

Kalıcı Bağlantı 6 Yorum

miss psyco

Ağustos 26, 2008 at 3:58 pm (Uncategorized)

Küresel ısınmayla beraber karşılaşacağımız sorunların en büyüğü olan su sıkıntısını ablam sayesinde daha yakın zamanlarda yaşayacağımızı hissediyorum. İnsan bi’ domates yıkamak için o kadar su nasıl kullanır aklım almıyor okuyucu!!

dip not: psişik olanından bahsediyorum..

Kalıcı Bağlantı 7 Yorum

Zero Assoluto

Ağustos 25, 2008 at 10:08 am (Uncategorized)

–> Sei Parte di Me <–

Kalıcı Bağlantı 4 Yorum

Résurrection

Ağustos 25, 2008 at 8:12 am (Uncategorized)


Kaybettiğin zamanları, o zamanlar içinde kaybolanları geri getiremeyeceğini kabul etme, ikiyüzlülüğünü dikkatsizce gözler önüne serme çabasında olduğu görüyorum.. Sadece aptallığına gülmekle kalmıyor aynı zamanda üzülüyorum da…

–> Stone Sour – Through the Glass <–

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

..Quasimodo..

Ağustos 25, 2008 at 7:59 am (Uncategorized)


Bir yaz akşamı iliklerine kadar donmuşken, karşılaşılaşacağın kişi buzdan sarayın sahibi olsun Nostradamuscuğum.Samimiyetine güvenmelerini sağlayıp, dürüst olduğuna inandırdıklarının merhametine emanet ediyorum seni…

Celles qui sonnent quand on naît
Celles qui sonnent quand on meurt
Celles qui sonnent tous les jours toutes les nuits, toutes les heures
Celles qui sonnent quand on prie
Celles qui sonnent quand on pleure
Celles qui sonnent pour le peuple qui se lève de bonne heure
Pour le fête de Rameaux
Pour la Quasimodo
Pour le jour de Noël et le jour de la Toussaint
Pour l’Annonciation
Pour le Résurrection
Pour la St-Valentin et pour le Vendredi Saint
Pour les célébrations
Et pour les processions
La plus belle c’est qu’on appelle le Fête Dieu
Jour de l’an, jour des rois
Jour de Pâques, jour de joie
Jour de la Pentecôte avec ses langues de feu
Pour les confirmations
Et pour les communions
L’Angélus et le glas dies irae dies illa
La jour de l’Ascension
La jour de l’Assomption
Pour tous les hosannas et tous les alleluias ..

> Notre Dame de Paris – Garou – Les Cloches <–

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Remember Me

Ağustos 18, 2008 at 1:18 pm (Uncategorized)

Maviliğini henüz kaybetmemiş sulara bakarken, yeşillerin içinde huzuru yaşarken, kitap okurken, en sevdiğin şarkıyı dinlerken, en sevdiğin filmin en sevdiğin sahnesinde, yüzüne anlamsız bir gülümseme yayıldığında,zamanımı boşa mı harcıyorum diye kendini sorgularken, renkli gözlü biriyle karşılaştığında, isimlerimi cümle içinde kullanmak zorunda kaldığında hatırla beni..

–> Placebo – Special Needs <–

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Drawn to Black

Ağustos 8, 2008 at 9:41 am (Uncategorized)

Megatron’un laneti Optimus Prime’ın üzerinde olsun ki, kırmızı kar yağma olasılığı insanlığın yok olma olasılığından daha fazladır. Ama farklarının en düşük ortalamasını dahi alsan insanlığın mutlu olma olasılığından bin kat daha olasıdır..

Only the stars see, only the moon hears…
ve..
For all is gone..

–>Drawn to Black / Insomnium<–

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum