Başlıksızlardan Biri

Eylül 1, 2009 at 11:43 am (öylesine, müzik)

* Öss ye hazırlanmaya başladım(yine) dün itibariyle.

* Kullanmaya kullanmaya, araba sürmeyi unuttum gibi.

* Patrick Wolf’u ben de çok sevdim.

Patrick Wolf – The Gypsy King

* Sevgili insanı haftaya 26 sına girecek, pek büyük bi yaş gibi görünmesine rağmen benden bi farkı yok, valla bak. Ramazanda doğum günü kutlamak ayrı bir dert.

* Ruhumda bi tembellik var bi tembellik var sorma.

* Isaac Asimov ‘un vakıf serisine başladım, matematik olayıyla bu kadar içli dışlı olmasına rağmen gerçekten çok güzel bi seri.  Star Wars severler için okunabilecek türde, gerçi asimov elinde olmayan sebeplerden dolayı kitapları daha gerçekçi yazmak zorunda kalmış.( yazarların hayal güçlerinin kısıtlanma olayına karşıyım efenim )

* SW demişken, ben hala ilk iki filmi izlemedim.

* Hause’ un yeni bölümlerini heyecanla beklemekteyim. Gerçi Kutner intihar ettikten sonra pek bi soğudum diziden.

* Bu blog işi fazla sürmez gibi görünüyor, zaten şifre hatırla seçeneği işaretli olmasa açamayacağım şifremi unuttum.

* İyi aklıma geldi, şifremi değiştireyim..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Dinle!

Temmuz 15, 2009 at 9:33 pm (öylesine, müzik)

Ensiferum – lai lai hei

Şarkının ismi bi acayip gelse de, gayet de hoş bi şarkı bence. lai ne demek çözemedim de hei norveççe de merhaba demekmiş, ki bunu bizim zeynep veledine sorsak o da derdi tabi “merhaba demektir kesin” diye. Olsun, norveççe öğrenmeye çalışan biri gibi göründüm sanki o açıklamayı yapınca..

Grubun; Iron albümünü tavsiye ederim ve giderim.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Maddeler Halinde vol.2

Temmuz 5, 2009 at 7:10 pm (öylesine, kitap, müzik, okul)

* Zeynep velediyle kart oynuyoruz bu gün ( öğretiyorum da diyebiliriz) kartlarını bana gösterme o zaman ben kazanırım diyorum verdiği cevap şu ; bakma o zaman.

* Wardruna ne güzel bi’ grupmuş, ayrıca Türk olduklarını yeni öğrendiğim Portecho da dinlemekten keyif aldığım gruplar arasında. Winampa Wardruna’nın albümünü ardına Portecho albümü, en sona da sertab erener here i am koydum. Çeşitlilik konusunda üzerime yok bence de..

* Staj sıkıcı geçiyor, gün boyu ya oturuyorum ya da bilgisayar başında online oynadığım oyunlara bakıyorum. Bilgisayar başında sıkılacağımı hiç düşünmezdim.

* Bu wordpress e bi şeyler olmuş deli ediyor yine beni!!

* Bu gün az kalsın kaza yapıyordum. Üstün zekalı, anladığım kadarıyla kadın düşmanı şoförlerden biri olan dengesiz, külüstür hondanın sahibi; ben sol şeritte seyir ederken sollamaması gereken kamyonu solladı. Önce bariyere giriyordum bana çarpmasın diye, ardından arkamda kimsenin olmaması şansını değerlendirip fren yaptım da bir şey olmadı. Benim gibi hatuna yapılır mı o, külüstür arabasını geçtim sonra (araba ötmeye başladı hız sınırını aştın diye) kaldı öyle maldırık!!

* Saçlarımı kestirdim iki hafta önce, uzun zamandır kısa saç kullanmamıştım, değişik ve hoş oldu ( kısa anlayışım omuzların biraz altı bu arada) Ebrucuğumun tavsiyesine uyup onun kuaförüne gittik, sağolsun tam istediğim gibi belirgin katlar attı.

* Sinemle her gün görüşebiliyoruz staj dolayısıyla, bi dahaki hafta son ama sanırım onun stajı. Bana hediye küpeler almış çok güzeller, taktığım zamanlarda gören insanların hepsi küpelerin ne güzelmiş dedi bu arada =D
(evet erkekler de dahil)

* Staj dosyamda mühür eksik, ben o öğrenci işleri odasında boş boş oturan gıcık adamı ne yapayım. Bir de okul kapanmadan hususi odasına çağırdı staj dosyanda eksik bir şey var mı bakayım diye. Haziranın 6 sına kadar tamamlanması gerekiyordu eğer stajım yanarsa bu yüzden, benden çekeceği var!

* Evde okunmamış ne güzel kitaplar var, ablam sağolsun. Ama ben bu konuda çok aç gözlüyüm, hepsini birden okumak istiyorum, beceremeyince de hiç birine başlayamıyorum. En iyisi mi sevgili insanının aldığı kitabı okuyayım.

Filibeli Ahmet Hilmi Efendi – Amak-ı Hayal

* Ümit insanından uzun zamandır ( 1 hafta oldu sanırım) haber alamıyorum, o da almanya ya gitti staj için. Konuştuğumuz zamanlarda her gün temizlik yapıyoruz diyip duruyodu, hatta geçen annemi özledim bile dedi =D merak ettim iyidir umarım..

* Yarın 8 buçukta belediyeye gitmek eziyet olacak. İşin en güzel tarafı, evde yapılacak olan badana, yeni mobilya yerleşimi ve onun getireceği temizlik işinden kurtulmak olsa gerek..Yeni mutfağı yapacak olan amca da ayın 30 una kadar bitirir inşallah da onun temizliğinden de kurtulurum =D

* Gülsüm büyüdükçe çok şirin bir bebek oluyor, Zeynep ‘in bebekliğinden bile daha şişman maşallah =D altta iki tane dişi de çıkmış, geçen parmağımı ısırdı. Yine aynı, istediğin kadar sıkıştır sesini çıkarmıyor, aksine etrafa sırıtıp sırıtıp duruyor. İlginç bi’ bebek..

* Gittim, görüşmek üzre..
Dip Not : Buz Devri 3 e beni götürmek isteyen varsa hayır demeyeceğimdir..

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Fark-lı-lık !? ( Maddeler Halinde vol.1)

Haziran 28, 2009 at 8:26 pm (öylesine, dizi, müzik, okul)

* Big bang theory şu sıralar takip ettiğim, izlemekten zevk aldığım tek dizi. How i meet your mother ‘ın son sezonu daha yayınlanmadığı için izleyemiyorum maalesef. Dr. House gece yatmadan önce iyi geliyor.
* Araba kullanmak çok zevkli bir şey, hız düşkünü bir organizmayım. Bu gün bol virajlı bilmem kaç km.lik yol katetim. 3. vitesten aşağı inmeyi çoğu zaman reddedip, 4 ten de yukarı çıkmadım(çıkamadım da diyebiliriz tabi)
* Insomnium 4 , 4 lük bi grup. ( Bunu farklı bir durum değil gerçi)
* Çarşamba günü stajım başlıyor belediyede, ilk gün ne giysem acaba. Kot üzeri, six feet under tişörtü giysem mi ki?
* Benim gibi öğrenciyi kaybettin ya eskişehir, daha ne diyeyim.
* Makro ekonomiden kaldım bu arada. Daha da gitmem bütünlemeye neyim.
* Fransızcada en güzel söyleyebildiğim cümle; c’est un vieux livre ( bu eski bir kitaptır ) devamının gelmesini umuyoruz.
* Evlilik işinde büyük paralar dönüyor, davetlilerin %30 u küçük,%5 i büyük altın, geri kalanlar da para taktılar farzedelim, evlenenler köşeyi döndü gibi bir şey( düğünü de varsa evin bahçesinde, yaptılar mı tamam) Kriz zamanı ne düğünü dememek gerek işte..
* Düşünmediğim zamanlarda yok mu oluyorum yani? Bu descartes da bi’ acayip.
* Last Statement’in sonundaki don’t for get me diyişi çok hoşuma gidiyor solistin( grubun fanı sayılacak derecedeyim ama gruptakilerden birinin bile ismini bilmiyorum, finlilerin isimleri bi acayip zaten)
* Alt kat komşumuz evli ve benden 1 yaş büyük. Tanıdığım ve şu an 21 yaşında olan biri de şu sıralarda evleniyor. Ne bu genç yaşta evlilik merakı çakamadım?!
* Sheldon karakteri süper bi şey ya =D
* Al işte bak şu an “don’t for get me ” diyor. Dinleyin şu şarkıyı sonuna kadar yahu!!
* Sinem staj için, hastanede kan ve idrar örneklerini tahlil ediyor bir süredir. Bakalım ne zaman “yeter bee” diyecek. Heyecanla beklemekteyiz..
* Bloga ilk zamanlar nasıl hevesle yazıyordum şaşırıyorum, halbüsü pek de bi şey değil yani.
* see you (at the bitter end ) placebo mu geliyodu yine bizim buralara?

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Closing Words

Haziran 14, 2009 at 10:11 pm (öylesine, film, müzik)

Son zamanlarda, yine insomnium dinliyorum sürekli olarak.

Dün Vicky Cristina Barcelona ‘ yı izledik, çok hoşuma gitti. Penélope Cruz ‘ a bayıldım Maria Elena rolünde. O hep o tarz rollerde görünsün, ispanyolca konuşsun bence..

Devam edicem, uykum var şimdi.. Adiyos.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Sınav sonrası

Nisan 18, 2009 at 8:09 pm (öylesine, film, müzik, okul)

Dün  saat akşam 6 sularında tüm sınavlarım bitti. (salı günü gecikmeseydim,  saat 12 gibi bitecekti gerçi) 1 haftadır sabahın köründe kalkmak eziyetti, ki uyandırın beni diye tembihlediklerim olmasa pek kalkasım da olmuyordu. Bu durumda emeği geçen sevdiğim,sevimli insan Güçlü’ye ve süpersonik arkadaş Furkan’a teşekkürlerimizi sunarız.. Genel anlamda iyi geçti sayılır sınavlarım, makro ekonomi biraz sinir bozucuydu. Ama sinir bozucu tarafı kötü geçmesi değil. Şöyle ki, ben bu makro dersine toplasan 2-3 kez girdim(hepsinde de hoca hayat hikayesini anlatıyordu ya da kitaptan bööyle okuyodu). Notlarına çalıştım, hatta eminim bütün soruların mantığını anlayıp “kendi cümlelerimle” doğru cevaplar verdiğimi. Fakat kesin düşük not alıcam buna da eminim yani.

Artık  5382721946 diye bi hat yok, gittiiii. Aynı numarayı açtırmayı düşünmüyorum, şöyle yepisyeni bi başlangıç yapayım diyorum =p

Temmuz 1’den itibaren Gölcük Belediyesi Gelir Müdürlüğünde staja başlayacağımdır.. 30 iş günü süresince devam edeceğinden, yine rahatsız bir zamanda yeni yaşıma gireceğim =)

Ablamla geçen şu karınca evine bakıyorduk, çok manyak bi şey ya. Alınabilir bi oyuncak, ilk gördüğümdeki tepki; karıncaları da yanında veriyorlar mıymış sorusuydu, cevap olarak da orda bi yerde kurduktan sonra sokaktan 15 tane karınca toplayın yazıyor =)

Öğrenci işlerinden sorumlu adama sinir oluyorum, kendini çok zeki sanıyor. Halbüsü benim, söylediği şeylere cevap vermeyip, acırcasına gülümsemem; onu kaale almayıp, ortaokul zekasındaki bir çocuğun güleceği tarzda yaptığı esprilerine şaşırmamdan kaynaklanıyor yani..

Kredi kartımı eve teslim edecek olan kurye ben evde olmadığım için kart bırakmış, vilayetin ordaymış ofisleri falan vs. arkadaşlarla gittik, arıyoruz. Kartı verdim adrese bakalım diye, adres falan yazmıyor. Geldik sizi bulamadıkla başlayan bi cümle falan var kartta. Arkadaşın tepkisi : “işte aptallıkta son nokta” sonra bi dönerci vardı ona sordu. Yalnız şaşırdığım asıl nokta şu oldu; iş merkezine girince duvarda neyin kaçıncı katta, kaçıncı numarada olduğu yazıyor, bir tek kuryenin isminin yazması gereken plaka yok, ya düşmüş ya da kapamışlar(plakanın olması gereken yerde aynı boyutlarda bi ayna vardı çünkü =D) Yine aynı amcaya gitti sordu arkadaş, adam kapı numarasına kadar söylemiş =D öğle yemeği zamanında sürekli o iş hanından sipariş aldıkları için biliyormuş o da.

Bu arada mahşerin 4 atlısı o kadar da güzel bi film değilmiş. Gençlik bunalımı yaşayan saftirikleri konu almasaymış daha iyi olurmuş, ki tek eksisi de bu değil hani. Hayal kırıklığına uğradım resmen ya, bak aklıma geldikçe sinirleniyorum =D Bi kerem ne kanada da ne de amerikada öyle zekice cinayet kurgulayabilecek kapasitede genç yok tamam mı. Hadi bi kaza sonucu oldu diyelim; o kadar şeyi iz bırakmadan yapmış, büyük paralar harcayıp işkence aleti yaptırmış ve hiiç iğrenmeden bu mekanizmayı kullanabilmişler, ama nihayetinde bunların tek amacı; ailelerine tepki göstermek,bizi görüüün laayn demekmiş. Hadi ordan be.. (Filmin sonu da mutlu son, pat diye kesmişler gibi geldi bir de bana. Çocuğu babası kurtarınca, izleyen diğer ergenlere ne oldu? Vaz mı geçti hepsi büyük katliamdan? Salya sümük anne babalarına mı sarıldılar çok merak ediyorum.) Aslında sinir olduğum asıl konu şu; konu güzel, teknolojin de var, sonuç olarak ortaya çıkan filme harcayacağın parayı yetişkin oyunculara falan harca ya da elindeki oyuncularla daha gerçekçi bi şekilde kurgula senaryoyu, biz de  izledikten sonra ” 3 saatimi harcadğıma değdi, harika filmdi” diyelim ama değil mi? Kusura bakmasınlar ama ben bile daha iyisini yapardım..

Şu sıralar neredeyse hiç müzik dinlemiyorum. Okuldan biri bu kısmı okursa, sallama diyebilir tabi ama müzik dinlemek benim için çok önemli bi durum, bu sebepten rahatsız olduğum sesleri duymamak için listede daha önceden hazırlanmış şarkıları dinlemek, müzik dinlemek değil benim için. Çünkü o an ne dinlediğimi, neden dinlediğimi falan pek bilmiyorum. Ne varsa artık.. Melsela ben yazı yazarken müzik dinlerim, o zaman daha rahat hissediyorum kendimi ama şu an müzik açık değil, dün de, ondan önceki gün de değildi.. Tabi bu bi sorun değil, dikkatimi çekti yazdım ben de.

Kilo vermem gerektiğini hissediyorum, tekrardan hasta olma çalışmalarım devam etmekte ama havalar da ısındı ühhüüüüüüü…ok by

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Ardından

Mart 18, 2009 at 10:36 pm (öylesine, müzik)

Yanlış bi zamanda yaşadığımı düşünüyorum ben..

People For Audio – Captain

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

..

Eylül 16, 2008 at 11:45 am (liste, müzik, mim)

La santa roja ‘nın mimini bitirip uzun süredir yazamama durumunu protesto edercesine ikinci mimi Canselmo insanından alarak “Sevdiğiniz Müzik videoları” konusu altında, yazarken zevk alacağıma da inanaraktan başlıyorum yazmaya.

Beğenilere, etkilere göre sıralayarak yazmak güzel oluyor bu sebepten ilk yazacaklarım en sevdiklerim anlamına gelecek.

1. The Verve – Bittersweet Semphony

Şimdiye kadar izleyip de, böyle bir konuda en başa yazmak için aklımda ilk beliren şarkı bu oldu. Etrafına aldırmaksızın,yolunu değiştirmeden millete çarpa çarpa yürüme olayını en güzel becerebilen insan kişisi richard amcadır diyorum. İzleyin, eminim beğeneceksiniz siz de..

2. Insomnium – The Elder

Bu şarkıyı ikinci sıraya koyma sebebim, çok çok güzel bir klibinin olması değil. Böyle bir liste olur da en sevdiğim grubun kliplerinden birini önermezsem olur mu düşüncesi sadece. Ama klip grubun diğer kliplerine nazaran gerçekten güzel. Özellikle kızın eve girene kadarki dolaştığı yerler, ağaçlarıyla kaldırım taşlarııyla vs. gerçekten bulunmak isteyeceğim bir ortam. Şarkı uyumak üzereyken dinlendiğinde büyük huzur veriyor bana, bunu da ekleyeyim dedim..

3. Bon Jovi – You Give Love a Bad Name

Cnbc-e nin vazgeçilmez dizilerinden olan, How i Meet Your Mother’ın yılbaşı bölümünden beri bu şarkıyı duydukça gerçekten iyi hissediyorum kendimi. Ama klibiyle izlemeden dinleyemiyorum uzun süre. Eski modayla, uzun saçlarla Bon Jovi çok güzel gruptu yahu. Eğlenceli bir klip, özellikle vh1 yat kalk bunu yayınlıyor, neden bilmiyorum :p

4. Placebo – Song to Say Goodbye

Placebo’nun en iyi klibi bence bu, hatta Bitter End’ in o vasat klibinden sonra gerçekten çok hoş bi klip(çekim yaptıkları ortam falan güzel, lafım yok da Brian amcanın makyajlı yüzünü görmek hoş değil yahu). Halbukisi bu şarkıdaki gibi Bitter End’ e de daha iyi bi klip çekselerdi dinlerken klibini izliyor olmak daha bir hoş olurdu bana göre. Adamın koltukta çocuğun omzunda uyuyakaldığı ve klibin ilerleyen dakikalarındaki masanın altına girme sahneleri çok hoş..

5. Rammstein – Benzin

Öncelikle belirtmeliyim ki; Rammstein’ın bütün şarkıları da klipleri de süpsüper ama bunun yeri çok ayrı. Şarkı içerisinde geçen kimyasal isimlerini kafiyeli duymak da hoş valla. Sanatta politik olmak bana gereksiz gelse de, bu adamlar politikliği de aykırılığı da çok iyi şekilde sunuyorlar. (klipteki itfaiye aracından ben de istiyorum, duyrulur!) Yangın alarmı çalmaya başladığı anda bateristin surat ifadesine dikkatli bakınız : )

6. Nightwish – Islander

Beni tanıyanlar bilir, denizi(okyanusu) de denizle ilgili her şeyi de ( evet tsunamiyi de) çok seven bir organizmayımdır. Havada uçan gemiler ve kaptanlarıyla süslenmiş bu güzel klipli şarkıyı da geçmek istemedim. Kaptanlar gemilerinde ölürler sözüne güzel bir açıklık getirmişler. Buyrun izleyin..

7. Apocalyctica – Path

Klibi izlemeden önce benim aklımdaydı, insanların kendi gölgeleriyle tartışması inatlaşması. Klibi izlediğim gibi dedim, ahanda fikrimi çalmışlar=) Şarkı da kısa olması dışında gayet güzel. Red Kit’i çok severdim ben çocukken, belirtesim geldi.

8. Pink Floyd – High Hopes

Bütün klipleri güzel bence bu grubun, şarkıyı dinlerken izlemekten en çok hoşlandığım klipleri bu ama.

İlk bakışta aklıma gelenler bunlar, daha iyi bi araştırmayla hafıza yoklamakla daha fazla video bulacağıma eminim. Müzik ve şekil bakımından neden hoşlandığımı anlatmak için güzel ve açıklayıcı bir konu oldu ama. Müzik zevkini merak ettiğimden dolayı mimi diğer yazımda da olduğu gibi yine Artifical ‘a yanında da bir adet Dikkatsiz‘ e paslıyorum.

Kalıcı Bağlantı 7 Yorum